Akışta Gelen Günlük Çalışmalar

Dharma öğretisini bilenler, salın üstünde durmuşçasına, bütün niteliklerden sakınmalıdırlar ve tabii bütün niteliksizliklerden de.

Anagramlara ve sayılara ara veriyoruz. Onlar artık bizim alanlarımızda yaşıyor. 

İki üç ay sıkı çalıştık sonrasında yerini daha derin bir anlama bıraktı. Akışları bazen böyle de okumak gerekiyor. Hiyerarşi günlük ekmeği verirken senin mekanlarından neyi vurguluyor? Neden birini her gün görüyorsun? Çoğunlukla iş yerlerimizdeki ilişkiler için söylüyorum bunu. 

Yolu kısmen daha iyi anlamış, öğrenci adayları veya öğrenciler mezun oluyor, sınıf atlıyorlar. Bunun anlamı sorumlulukları artıyor, anlam derinliği artıyor. Kime ne verebilir, neye hazır olur bunu gözlemesi gerekir. Hazır olmak. Sanırım inisiyenin bir tanımı da bu olabilir. Hazır bekleyen. Takipte, canlı bir zihin ile hareketleri gözlüyor. Hareketin arkasındaki oluşları anlamaya çalışmak. 

Varlığın formu nasıl doldurduğunu görmek, eksikliği de görmek/hissetmek ve o eksikliğin onun etrafında nasıl mekanlar oluşturduğunu gözlemek.Bunu kişiselleştirmeden, yani duygu seviyenizde, düşünce seviyenizde bir şeyleri hareket ettirmeden izleyebilirseniz gelişiyorsunuz. 

Bunu anlamak size o kişiye nasıl yardım edebileceğinizi de gösteriyor. Genellikle çok yardım edemiyoruz, çünkü ipliklerle kendini sarmış, sarmalamış oluyor. 

Bazılarının zihinsel bedeni dar oluyor, gelişmemiş oluyo. Çok hissedilebilir, bazılarının da duygusal bedeni çok az gelişmiş oluyor. Bu zamanda duygular dönmüyor, empatai oluşmuyor, her ne kadar solar pleksus seviyesinde olsa bile. 

Gözlemler sadece bedenlerimiz arasında değil elbette. Varlıkların aralarındaki ilişkiler ve kendileriyle olan değişik seviyedeki ilişkileri de kapsıyor.

Günlük olarak gözlenmesi gerken sistemin yandaki basitleştirilmiş grafiklerdeki gibidir. 

Kişiliğimiz ( Personality ) fiziksel düzlem, astral düzlem ve mental düzleminde alttan 7-6-5 ve 4 düzlemini içerir. Toplamda 18 katmanlık bir seviyeden bahsediyoruz. 7 Fiziksel düzlem, 7 Astral düzlem ve 4 mental düzlem. 

Ruhumuz (Soul) Egoic Lotus, Solar Angel, Kozan beden mental düzlemin ilk üç seviyesinde bulunur. Entegre olacağımız, hizlanacağımız yer burası. 

Peki, üç satırda işi bitirdik o zaman gidip hemen entegre olalım. Olmuyor değil mi? Büsbütün ondan kopuk değiliz, ancak tam olarak bağlantı kurmakta zorlanıyoruz. Orada başlıca özelliğimiz, karmalarımız, planımız gibi birçok şeyin hissi/bilgisi var. Belki çok daha fazla şeyler de vardır. 

Baba-Oğul-Kutsal Ruh. 

İlk üç kanun ya da özellik. Baba, (spirit, atma) cenneteki babamız, Soul; oğul, mavi, manyetik özelliklde, Kutsal Ruh, yeşil, madde, dişi yönünde. 

Aşağıdaki alt üçlü ile yukarısı hizlanmak istiyor. İşte çalışmanın hedefi. Başlıca özelliğini keşfetmek. Ruhun/planın ile hizalanmak. Bütün dinler, öğretiler buraya gelip sıkıştı kaldı. 

Hepimiz mevcut durumun üzerine çıkmaya çalışıyoruz. Bedenlerimizin "titreşimlerini" arttırmaya çalışıyoruz. Bu güzel bir niyet. Entegre olacağımız yeri nasıl keşfederiz? 

Entegrasyon araçlarından biri de meditasyon. Meditasyon, odaklanmak ve analiz etmek anlamına gelen Sanktrit bir kelimedir. (  dharana ve bhavana) . Okült meditasyonlar ile  gök kuşağı köprüsünü kurabiliriz.

Tanımlar ve Objektif İzlenimler Üzerine

It is a subjective fusion of individuals and not of personalities, gathered together for service purposes. It is not a group of people, working under the tutelage of some Master. It is a magnetic point of tension, a fusion of energies directed toward a common center involving two magnetic factors:

1) A united urge towards group formation upon the mental plane.
2) The magnetic pull of the positive center (the Master) at the heart of the group.

Şuur alanlarımıza İnememiş Kadim Bilgelik

 

 

 

 

Doğum süreci, doğum öncesi ve doğumun kendisi. Bu gizemi nasıl anlamalıyız?

İnsan bedeni içerisindeki metallerin spiritüel özellikleri?

  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram

Help Nature and work on with her; and Nature will regard thee as one of her creators and make obeisance. The Voice Of The Silence - H. P. Blavatsky